Kapılar kapanırken yüzüme

|
Son sigaramdan bir nefes daha çekerken alevinde kafam yükseliyor, geriden gelen sesler beynimi tırmalıyor ve perde açılıp sahneye atılıyorum tanrının yatak odası beni beklemekte, üç çocuk koşuyor önüm sıra kovarlarken birbirlerini bomba patlıyor hayal fazlası kelimelerin üzerine, susuyor kaldırımlar, ve kaçışıyor kuşlar ağlayarak bu diyarlardan uzaklaşma çabalarına istinaden. Köşede kayanın üzerine oturmuş sarışın genç piyanosunu tuşluyor bilinmedik kodlar girip mahallenin kafasını karıştırıyor, kapısını çalıyorum adaletin, kapıyı Azrail açıyor, dünyada üzgün bir sen misin içinde ne var? Silahını temizliyor mahalle muhtarı, gökkuşağının afişini hazırlıyor ressamı sokakların, dibine işiyor üç beş polis ve sen yoksun bu dünyada, içine çekilen sadece kin ve doldurulan mermilerden başka barut kokusu hakim karanlığa, ve soğuk kaplıyor tırnaklarımın üzerini, cebimde taşıdığım kanlı bıçak, ölüme teşebbüsle yargılanan birinden hediye, hakimi intihar etmiş koşarak atlamış balkonundan, mahkemesi tozlu raflara kaldırılmış, sayılarda boğulmuş binler üzerime geliyor kalabalık boyunca seyreden lambalar altında, bense köşe başında eski aşklarıma mektup yazıyorum, ,adresi belli olmayan şehirlere atıyorum kartları birer birer, üç oda bir salon mezarlıklara çağırıyor düzen, bense son sigaramdan son dumanı çekiyorum içime gözlerim kapalı ve bırakıyorum kendimi boşluğuna tanrının.

0 yorum: